Ecan FARAŞ


Ne işimiz var Somali'de?

.


Türkiye'nin yurtdışındaki en büyük askeri üssü Somali'de.

Peki neden Somali?

Somali.
Darbeler, savaşlar, iç savaşlar ve ülkenin güneyinde peyda olan terör örgütü yüzünden açlık ve sefalete mahkum olmuş bir ülke.
Ülkede hiçbir sanayi faaliyeti yok.
Tarım arazileri olmasına rağmen, tarım yapabilen yok.
Tek yapabildikleri mangal kömürü üretmek, onun da gelirinin çoğu ülkedeki terör örgütü El Şebab'a gidiyor.

Yıl 2011.
Somali'de büyük bir kuraklık yaşanır.
Zaten çok zor şartlarda yaşayan Somali halkı açlıktan bir deri bir kemik kalır, 260 bin insan ölür.
Somali denince gözümüzde canlanan o görüntüler, en çok bu dönemde yaşanır.


Bütün dünya Somali'ye sırt çevirmiştir, kimse yüzlerine bakmaz, yardım etmez.
İşte böyle bir dönemde Tayyip Erdoğan, Somali'yi ziyaret eder.

Yangının tam ortasından, bütün dünyaya "bu yangını durdurun" der.
Yardım çağrıdı yapar, yardımın en büyüğünü de onun öncülüğünde Türkiye sağlar.

2011 yılı "Türk iyilik yılı" olarak adlandırılır.
Havadan bir yardım köprüsü kurulur, yardım uçaklarının biri gider, biri gelir.
Türkiye milyonlarca insanın hayatını kurtarır.

Somali'ye, 200 yataklı "Recep Tayyip Erdoğan" hastanesi kurulur.
Liman ve havalimanlarının işletmesi Türk şirketleri tarafından yapılır.
Tarım okulu kurulur, Somalililere tarım öğretilir.

Yol yapım işleri, beton fabrikası, okullar, hemşirelik eğitim merkezi...
Her alanda Somali'nin yeniden inşasında Türkiye en önde yer alır.

Somali Kızıldeniz'in hemen ağzında bulunuyor.
Konumu itibariyle dünya petrol ticaretinin çok önemli bir noktasında.
Ama daha önemlisi şu ki; Somali'deki Türk askeri üssü, tüm Afrika ülkelerine, Afrika'da askeri üssü bulunan batılı ülkelerin sömürgeci tavrının, onlar için tek alternatif olmadığını ispat ediyor.

Çünkü Türkiye onlar gibi sömürmüyor, koruyor, inşa ediyor, ayağa kaldırıyor, kazanırken kazandırıyor.
Ve bütün bunlar, Türk varlığının önemini, bütün Afrika ülkelerine uygulamalı olarak gösteriyor.

2017 yılında, 400 dönüm arazi üzerine kurulan ve Somali ordusuna askeri eğitim veren Türk askeri üssü, bütün bu özellikleriyle hem batı hem de batı uşağı bölge ülkelerini rahatsız ediyor.

Birleşik Arap Emirlikleri, Somali'ye, Türk askeri üssünün ülkeden çıkarılması karşılığında büyük bir para teklif etti.
Ancak Somali Cumhurbaşkanı bu teklifi düşünmeden reddetti.

Gerekçe olarak "Bütün dünya 2011'de bize sırtını dönmüşken yanımızda sadece Türk kardeşlerimiz vardı" dediler.
Bu sadece vefa değildi, kalıcı bir dostluğun, adaletli bir işbirliğinin ancak biz Türkler ile yapılabileceğini biliyorlardı.

Ve ilerleyen yıllarda Somali'nin yeniden inşası, Türkiye tarafından Sahil güvenlik komutanlığı kurulması, yeraltı kaynaklarının Türkiye tarafından çıkarılması gibi bir çok alanda işbirliği anlaşmaları imzalandı.

Türkiye Somali'yi ayağa kaldıracak ve bunun karşılığında kendisi de karlı çıkacak.
İki Müslüman ülke, aralarına batılı ülkeler ve onların uşaklarını almayıp kazanacak.

Ve belki bir gün Suriye yeniden ayağa kalkarken, Türkiye'nin bir çok zorluğa göğüs gerip sahip çıktığı Suriyeliler de tıpkı Somalililer gibi doğru yerde duracak.
Tohum ekmeden mahsul biçezemezsin.
Birileri "Ne işimiz var" deyip dursun, bizim çok işimiz var!



VEDAT KAN
20.05.2021 12:00:31
zaten az biraz mantık ve anlayışa sahip olan dürüst insanlar bu işin ne manaya geldiğini bilmekte ve ona göre davranmaktadır. Art niyetli ve güdümlü olan , provokatör olan, maşa olan, satılmış olan, tarihinden haberi olmayan ve hatta değer verebileceği bir tarihi dahi olmayan ve ne yazık ki geleceği de olmayan bazıları için NE İŞİMİZ VAR kelimesi ezberlettirilerek ortalığa salınmıştır. dün olduğu gibi bugünde ve hatta yarında TÜRK ORDUSU, TÜRK MİLLETİ insanlığın yanındadır, mazlumun yanındadır, hakkın yanındadır, vicdanı ile her daim doğrunun yanındadır. Bu durum hem memleket menfaatimize hem de insanlık şartlarına uyan tek yoldur. Bu çalışmaların tamamı HİRA dağı ile OLİMPOS dağının görünen versiyonudur. Hak ile Batılın savaşıdır. Rabbim her daim yar ve yardımcımız olsun. ALLAH ın izni ile AKDENİZ de, ORTA ASYA da , BALKANLAR da, KARADENİZ ve HAZAR da, KIZILDENİZ de , AFRİKA da ve dünyanın bir çok yerinde bulunmaya da devam edeceğiz. Zalimin zulmüne susmaktan, dilsiz şeytan olmaktansa bu yolda ölüm daha hayırlıdır.