.

Ecan FARAŞ


NASIL GÜÇLÜ ÜLKE OLUNUR?

.


 Amerika... Dünyanın jandarması...

Dünyanın hemen her bölgesinde, ülkesinde eli olan küresel süper gücü. Eğer zayıfsanız Amerika sizi yönlendirir, yönetir, kullanır..

HollyWood, Disney, Microsoft, Gooogle, Twitter, Facebook ile algılarınızı yönlendirir, McDonald's, Coca Cola, Pizza Hot ile yeme içme alışkanlıklarınızı değiştirir, Wallmart, Apple, Amazon ile alışveriş kriterlerimizi değiştirir, Exon Mobile, Chevron ile yeraltı zenginliklerimizi kullanır, Lockheed Martin, Boeing ile savunma sisteminizi ele geçirir. Durun bir dakika! Evet bunlar Amerikalı ama hepsi özel şirketler. Yani Amerika, küresel politikalarının çoğunu, yasaları çerçevesinde kontrol ettiği ama aslında dünyanın en zengin insanlarına ait olan şirketler üzerinden uygular. Sonuçta sahiplerini bilsek de onları yine Amerikanın çıkarları için çalışan insanlar olarak algılar, onlar ve şirketleri ne yaparsa yapsın hep "Amerika yaptı, bunlar Amerikan politikaları" deriz. Peki bizde durum nedir? Bizim küresel şirketlerimiz yok.  Ancak son dönemde en azından bölgesel etki alanı kurmaya başladığımız yadsınamaz. Peki bunu nasıl yapıyoruz?

Bölgemizdeki ülkelere sadece devlet üzerinden mi nüfuz ediyoruz? Elbette hayır. Biz de Amerika'nın yaptığı gibi çoğunlukla şirketler üzerinden diğer ülkelere giriyor, onlar gibi sömürmüyor ama onlar gibi etki alanımızı bu şirketler üzerinden kuruyoruz. Örneğin Yıldırım Holding ile Portekizde limanlar satın alıp Avrupa deniz ticaret yollarına ulaşıyoruz. Rusya ve Kazakistan'da maden sahaları satın alıp yeraltı zenginlikerine ortak oluyoruz. Cengiz Holding ile Kuveyt'e, Erbil'e havalimanları, Kazakistan, Bosna Hersek ve Bulgaristan'a otoyollar, Azerbaycan'a HES ve kanal inşaatları, Hırvatistan'a demiryolları yapıp bu ülkelerdeki etkimizi ve etkinliğimizi arttırıyoruz. Baykar ile Ukrayna'ya, Katar'a, Azerbaycan'a hatta Suudi Arabistan'a SİHA'lar satıp, bu ülkelerin savunma stratejilerine ortak oluyoruz. Devlet iştiraki olarak giremeyeceğimiz, bir çok set ve engelle karşılaşacağımız ülkelere, özel şirketler ve iştirakler üzerinden ulaşıyoruz. Dünya küçüldü, globalleşti. Güç olmak, güçlü olmak sınırlarımız içinde kalmak ile mümkün değil. Ülke savunması artık sınırlar ötesinden başlıyor. Ve sadece silahla, topla, tüfekle yapılmıyor; dünyadaki, böldenizdeki ülkeler üzerideki etki alanınız, sizi en iyi hava savunma sisteminden daha iyi koruyor. Dünyada, buna destek olan bir toplu iğne şirketi dahi, ülkesinin savunmasına fayda veren bir milli şirket olarak görülüyor.

Peki bizde öyle mi? Bunu biraz düşünün!



Abdullah Mercan
22.04.2021 21:56:26
Türkiye cumhuriyeti devletide REİS ile birlikte 20 seneden fazla bir zamanda Osmanlı ruhu ile Asyada ve Afrika ülkelerinde menfaat beklemeksizin yardım ve ortak yatırımlar yapıyor. İçimizdeki hainler gibi Batıda bunun farkındalığıyla birlikte her türlü saldırganlığı ve yaptırımları tehdit aracı olarak kullanmaya çalışsalarda Ekilen iyi niyetli tohumlar yalnız kalmamızıda engelliyor. Mısır ve Libya örneğinde olduğu gibi. Cumhurbaşkanımızın yıllardır yaptığı diplomasi ile şirketlerimizde yatırım yaparak dostluk bağlarımızıda artırarak her alanda güçlenmemize katkı sağlamış oluyor. Kazan kazan politikası ile ülkemizin daha başarılı ve güçlü bir ülke olma yolunda şahlanmaya devam edeceğine inancım tamdır. Özel şirketlerimiz sayesinde diğer ülkeleride alt etme başarısı elde ederek ekonomik savaşta üstünlük sağlıyacağımıza inancım tamdır

.