Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, Van Gölü Havzası'nın kapalı bir havza olduğuna dikkat çekerek, dışarıdan su getirme şansının olmadığını vurguladı. Alaeddinoğlu, su yönetimi başarılamazsa önümüzdeki yıllarda ciddi içme ve kullanma suyu sorunlarıyla karşılaşılacağını ifade etti.
Uzmanlar, yeraltı su seviyelerindeki düşüş ve küresel iklim değişikliğinin ilerleyen yıllarda büyük sorunlara yol açabileceği konusunda uyarıyor. Prof. Dr. Alaeddinoğlu, içme suyu ihtiyacının önemli bölümünün yeraltı sularından karşılandığını, ancak aşırı ve kontrolsüz kullanım nedeniyle bu seviyelerin sürekli düştüğünü belirtti. Bu durumun tarımsal üretimi ve ekosistemi tehdit ettiğini kaydetti.
Prof. Dr. Alaeddinoğlu, su yönetiminde sadece insan ihtiyaçlarının değil, tüm ekosistemin düşünülmesi gerektiğini söyledi. Havzanın göller, göletler ve sulak alanlarla dolu olduğunu, çok sayıda canlı türüne ev sahipliği yaptığını hatırlattı. Van Gölü'ndeki inci kefalinin tuzlu-sodalı sudan tatlı sulara yaptığı göçlerin su yönetimi açısından hayati öneme sahip olduğunu vurguladı.
Havzaya dışarıdan su getirmenin maliyetinin çok yüksek, hatta imkânsız olabileceğinin altını çizen Alaeddinoğlu, dengeli ve sürdürülebilir bir yönetim modeli oluşturulması gerektiğini belirtti. Özellikle havzanın güneyindeki Kavuşşahap Dağları çevresindeki karstik sahalarda yeraltı suyu potansiyelinin bilimsel yöntemlerle detaylı tespit edilmesinin şart olduğunu ifade etti.
Alaeddinoğlu, atılacak en önemli adımlardan birinin içme suyu altyapısını iyileştirmek ve şebekelerdeki yüksek kayıp-kaçak oranlarını düşürmek olduğunu söyledi. Bu oranlar düşürüldüğü takdirde kentin su ihtiyacının önemli ölçüde karşılanabileceğini kaydetti.
Van Gölü Havzası'nın içinde Erçek Havzası gibi 21 tali havza barındırdığını hatırlatan Alaeddinoğlu, her birinin kendi özelinde yönetilmesi gerektiğini vurguladı. Bu nedenle özel bir su yönetim biriminin kurulması ve aktif bir yapının hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti. Bilimsel verilere dayanılmadığı takdirde artan sıcaklık, buharlaşma ve azalan yağışların havzayı ciddi tehdit edeceğini, su yönetimi başarılamazsa 10-20 yıl içinde yeraltı su kaynaklarının da tükeneceğini ifade etti.