google-site-verification=8SKVZvCgNq15inzikTP1VfTBOYQ81urWn55KV6iqqtw
İnönü Üniversitesi Turgut Özal Kongre ve Kültür Merkezi'nde, 6 Şubat Kahramanmaraş Depremleri'nin yıl dönümü münasebetiyle "6 Şubat Kahramanmaraş Depremleri: Nedenleri, Etkileri ve Yapısal Sonuçları" başlıklı bir panel gerçekleştirildi. Panele Vali Yardımcısı Sedat Özdemir, Rektör Prof. Dr. Nusret Akpolat, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Mehmet Sağlam, Prof. Dr. Ali Özer ile Prof. Dr. Süleyman Nihat Şad, Genel Sekreter Abuzer Kalkan, Malatya Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Mehmet Fatih Güven, AFAD İl Müdür Yardımcısı Erdinç Ürkmez, dekanlar, akademisyenler, AFAD personelleri ve öğrenciler katılım gösterdi.
Panelin açılış konuşmasını yapan Rektör Prof. Dr. Nusret Akpolat, depremin üzerinden 3 yıl geçmesine rağmen acıların hâlâ taze olduğunu ifade etti. Akpolat, depremin İnönü Üniversitesi'ndeki etkilerini anlatarak, kampüste 20 binaya ağır hasar raporu verildiğini ve bu binalar için yıkım kararı alındığını belirtti. Bu durumun üniversitenin eğitim altyapısında yüzde 55'lik bir kayba yol açtığını vurgulayan Akpolat, İnönü Üniversitesi'nden 65 öğrenci ve 7 personelin de depremde hayatını kaybettiğini sözlerine ekledi.
Moderatörlüğünü Rektör Danışmanı Prof. Dr. İbrahim Türkmen'in yaptığı panelde, İstanbul Teknik Üniversitesi'nden (İTÜ) Doç. Dr. Cengiz Zabcı konuşmacı olarak yer aldı. Zabcı, bölgenin tektonik yapısı ve Malatya Fayı üzerindeki güncel bilimsel çalışmaları aktardı. Verilere dayanarak, Malatya Fayı'nda meydana gelen son büyük depremin yaklaşık 2 bin 500 yıl önce gerçekleştiğini ve bu sürenin enerji birikimi açısından dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.
Zabcı, 6 Şubat depremlerinin Malatya Fayı üzerindeki gerilimi artırdığını, ancak hareket yönü nedeniyle bunun olası bir depremi tetiklemekten ziyade geciktirebileceğine dair bilimsel izler olduğunu aktardı. "Deprem bir gerçek ancak felakete dönüşmesi bizim hazırlık düzeyimizle ilgilidir" diyerek, planlı ve bilim temelli çalışmaların önemine dikkat çekti.
Panele çevrim içi katılan Prof. Dr. Alper İlki ise deprem kayıplarını azaltmaya yönelik "önceliklendirme" ve "güçlendirme" stratejilerini anlattı. Tüm binaların aynı anda yeniden yapılmasının ekonomik ve pratik olarak mümkün olmadığını belirten İlki, en riskli yüzde 2-4'lük yapı stokunun hızla tespit edilerek müdahale edilmesi gerektiğini vurguladı.
Güçlendirmenin yeniden yapmaya kıyasla çok daha hızlı ve ekonomik bir yöntem olduğunu ifade eden İlki, maliyetin yaklaşık yüzde 30-40 seviyesinde kaldığını söyledi. Malatya özelinde Doğanşehir ilçesinin yüzde 6,2 ile en yüksek yıkım oranına sahip olduğunu belirten İlki, 2000 yılı sonrası inşa edilen binaların genel olarak daha iyi performans gösterdiğini, ancak her yapının mutlaka ayrıntılı teknik incelemeden geçirilmesi gerektiğinin altını çizdi.